Susurlukçu Ağar ve Süleymancılar el ele

DP’nin dün Bursa’da yapılan seçim mitingine ilişkin gözlemlerine dayanan yazarımız Kenan Alpay, Süleymancıların Susurlukçularla nasıl da el ele mesajlar verdiğini yorumluyor.

Kenan Alpay’ın DP Bursa mitingine dair gözlemlerini sizinle paylaşıyoruz:

Ağar, Süleymancıların Desteğiyle Barajı Aşabilecek mi?

22 Temmuz seçimlerine hazırlıklar çerçevesinde Bursa Fomara Meydanı’nda DP lideri Mehmet Ağar için görevlilerce miting alanı hazırlanırken ikindi namazını kılmak üzere Ulu Camii’ne doğru çıkıyordum. Camiye ulaştığımda ikindi ezanı okunmuş, cemaat namazını kılmış ve cami nispeten dışarıdan gelen ziyaretçiler tarafından geziliyordu.

Ulu Camii’nin devam eden tadilatı dışında dikkat çekici bir durum daha söz konusuydu: Her zamankinden biraz farklı olarak caminin her bir köşesinde küçüklü büyüklü gruplar halinde namaz kılan cemaatler… Tabiî ki Ulu Cami veya herhangi bir yerde buna benzer durum gayet doğaldı. Fakat dikkatimi çeken bu grupların DP mitingi için Bursa dışından gelen ve belli bir çevreye ait olduklarını işaretleyen göstergelerdi.

Hepsi bir örnek koyu lacivert takkeleri ve ince bıyıkları, namaz sonrasında tamamen bitiştirilmiş elleri ile hep birlikte dua eden bu insanlar bildiğimiz kadarıyla Süleyman Hilmi Tunahan’ın manevi önderliğini kabul etmiş, onun öğretileri çerçevesinde itikadi, ibadi ve siyasi faaliyetlerde bulunan, Süleymancılar diye bilinen cemaatin mensuplarıydılar. Namazı kılarlarken miting için yanlarında getirdikleri DP flamaları, bayrakları ve karton şapkalarını hemen yanı başlarında duruyordu. Namazlar bitince caminin içinde resimler çekildi, birlikte resimler çektirildi; caminin tarihi ve mimari özellikleri üzerine sohbetler edildi.

Huşu ile Namaza, Coşku ile Mitinge!

Cami yavaş yavaş terk edilirken ben de miting alanına da doğru yönelen insanlarla beraber Fomara Meydanı’na yöneldim. Fomara Meydanı’nda yaklaşık 5 bin civarında insana hitap eden DP lideri Mehmet Ağar’ın konuşmasında ağırlıklı olarak AK Parti ve Başbakan Erdoğan’ın icraatlarının eleştirisi vardı. Ağar’ın konuşmasında Başbakan Erdoğan veya hükümete dönük bir eleştiri ifadesi belirince topluluk tarafından yuhalama ve protesto ıslıkları organize bir biçimde harekete geçiyor hemen ardından da “İşbirlikçi-Satılmış AKP” vs gibi sloganlar atılıyordu.

Miting alanında özellikle kilise açılması, İncil dağıtılması vs gibi misyonerlik faaliyetlerine ilişkin tepkileri ifade eden döviz ve pankartlar dikkat çekiyordu. Miting alanında coşkulu bir kalabalık olduğunu sürekli bir biçimde vurgulayan Ağar’ın “Buradaki insanlar taşıma kalabalıklar değil, bu çevrede 16 plakalı araç dışında bir tek araç bulamazsınız!” sözüne rağmen topluluğun önemli bir kesiminin İstanbul; diğer kesiminin de İzmir tarafından getirildiği biliniyor. Mitingin bir saatten fazla gecikerek başlatılmasının sebebi olarak Kemalpaşa/İzmir ve Gemlik/İstanbul yolunda kaza sebebiyle yol alamayan otobüslerdeki insanların beklendiği de ifade ediliyordu. Bu durumun göstergelerinden biri de Haşim İşcan Caddesi’nden Gökdere Bulvarı’na doğru park edilmiş çok sayıda 34/İstanbul ve 35/İzmir plakalı otobüslerdi.

Süleymancı Ahmet, Susurlukçu Mehmet El Ele!?

Ağar’ın konuşması topluluk tarafından sık sık “Ahmet-Mehmet El Ele!” sloganı ile kesiliyordu. “Ahmet-Mehmet El Ele!” sloganı o kadar sıklıkla atılıyordu ki Ağar neredeyse zorlukla cümlelerini bağlıyordu. Bu slogan kitle tarafından tekrarlandıkça DP lideri üst üste “Allah razı olsun, Allah yolumuzu açık etsin! Biz önce Allah’a, sonra size güveniyoruz. Biz sizin gibi inançlı insanlarla yürüyoruz!” vs gibi cümleler kuruyordu.

Özellikle Antalya ile ilgili DP lideri tarafından bir cümle kurulunca kitlenin coşkusu zirveye çıkıyordu. Nihayet Mehmet Ağar açıkça partisini Antalya milletvekili adayı, Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu ve Süleymancılar hareketinin şimdiki lideri Ahmet Deniz Olgun’un adını anıp kendisini saygı ile selamladığını ifade edince kitle adeta kendisinden geçmişçesine bayrak ve flamaları sallayarak “Ahmet-Mehmet El Ele!” sloganıyla coştukça coştu.

Fomara Meydanı ailecek miting alanında misyon ifa edenlerle doluydu. Ağar’a destek verenlerden bir kısmı bir iki saat önce Ulu Camii’nde namaz kılanlar ve onların örtülü eşleri ve çocuklarıydı. Dikkatlerden kaçması mümkün olmayacak kadar örtülü kadın bayrak ve flama dağıtımında rol alıyor, epey gayretle, şevkle sloganlar atıyordu.

Cemaat Hizmetten, Ahmet Abi Darbeden Medet Umuyor!

Miting alanındaki tabloda “cemaat-hizmet-takva” adına örgütlenen geniş bir kitlenin bizzat liderlik kadrosu tarafından iktisadi ve siyasi çıkarlar adına en olmadık siyasi kurumların stepnesi haline getirilişi yeni bir örnek olarak görülüyordu. Kapitalist ve çeteci bir sistemde rol kapmak için geleneksel sapma ve saptırmalarla oluşturulan itikadi çerçeve liderlik kadrosu tarafından özenle korunuyor. Bu çerçeve doğrultusunda hareket etmenin ne insanlığın ne Müslümanların maslahatına zerrece katkısının olamayacağı açıktır. Tersine bu hareket tarzı bütün bir insanlığı fesada sürükleyecek çetelerin değirmenine su taşımak anlamına gelmektedir.

28 Şubat sürecinde Refah-Yol hükümetinin düşürülüp yerine kurulan Ecevit azınlık hükümetinde Ulaştırma Bakanlığı koltuğuna oturtulan Ahmet Deniz Olgun’un siyasi basireti ve manevra kabiliyeti de oldukça ilgi çekicidir. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Ahmet Deniz Olgun, Anavatan Partisi Antalya milletvekili adayı olarak Türkiye genelindeki bütün cemaat mensuplarını mobilize ederek ANAP’ın barajı aşması için seferber etmişti.

Aradan geçen beş yıllık zaman zarfı gösterdi ki Süleymancılar hareketinin ne liderlik kadrosu ne de tabanı Milli Görüş veya AK Parti’ye tepki duyma adına isimleri ve icraatları darbe ve yolsuzluk politikalarıyla özdeşleşmiş parti ve liderlerle hareket etmenin yanlışlığını görme konusunda bir arpa boyu olsun yol alamamış. Yol alamamışlar çünkü; adı Susurluk çetesinin baş aktörlerinden biri olarak geçen Ağar’ın yanı sıra 28 Şubat sürecinde MGK adına Milli Savunma Bakanı olarak Refah-Yol hükümetini düşürmek üzere önemli misyonlar üstlenen Turhan Tayan’a da koşulsuz destek veriyorlar.

Fomara Meydanı’nda yaşananlar daha birçok yerde yaşanacaktır. Fakat bu görüntüler ve söylemlerin muhasebesini sahte bir “hizmet duygusu” ile teçhiz edilmiş kitlelerin fark edebilmesi mümkün görünmüyor. Seçim zamanları, ticaret alanları, hak arama alanları kimin ne kadar tutarlı ve istikrarlı olduğunu göstermesi açısından dikkatle izlenmesi gerekiyor.

Kenan Alpay / Haksöz-Haber

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.